7 Eylül 2012

Elveda Demedin

elveda demedin giderken veya bir hoşçakal. ardına bile bakmadın. direk gittin. keşke baksaydın ardına. sen giderken ardında çok güzel şeyler oluyordu. ama bakmadığın için göremedin. ama iyi ki de bakmadın. çünkü ardında olan güzel şeyleri görememen çok iyi oldu bence. şimdi nasıl da merak ediyosundur ardında olanları. öyle güzel şeyler oldu ki. nasıl anlatsam. gerçekten de çok iyi şeylerdi. çok güzeldi bence. oha lan ne süper şeylerdi he. ahaha valla müthişti.

ne kadar enayiymişsin insan bi dönüp bakar ehehe. şaka maka ne eğlendik lan.

22 Kasım 2011

zaman geçirmek için..

oyunları, forumları, etkinlikleri ve sohbetleri..
zamanın güzel geçmesi için tam da burası..

15 Mayıs 2011

Gerçek Sınav Şifresi


meraba arkadaşlar.. uzun zamandır bloğumuzdan ayrıydım ama sanılmasın ki bu bloğu unuttuğumdan, aksine bloğa faydalı şeyler yazmak için araştırma yapıyordum.. ve sonunda mükkemmel bir bilgiyle karşınızdayım.. kağıt kalemleri hazırlayın arkadaşlar çünkü çok önemli bir bilgiyi sizlerle paylaşmak üzereyim.. "sınavlardan geçmenin kesin çözümü!".. yanlış duymadınız vereceğim bilgiler sayesinde artık kimse sınavlardan kalmayacak!!..

<< Bu çocuk bir dahi. (Costa Blanca News)>>

bilindiği gibi hepimizin öğrencilik yıllarının bir numaralı kabusu olan sınavlar ünlü düşünür sinan kaya sayesinde artık sorun olmaktan çıkıp adeta birer çocuk oyuncağı hâline geliyor.. işte yapmanız gerekenler:

* öncelikle sınava giriceğimiz yere en az 1 saat erken gidiyoruz arkadaşlar.. sınava doğru sınava girilecek olan sınıfın kapısı kalabalıklaşmaya başlayacaktır.. kalabalığın içine girin ve kendinize son derece güveniyormuş, sınavdan kesinlikle iyi bir not alıcağınız imajı yaratın (bunu yapmak zor diil, yüzde hafif bir gülümseme ile sanki bildiklerinizi tekrar ediyormuş gibi içinizden bir şeyler mırıldanın).

<< Sınavlar artık çocuk oyuncağı. (New York Times)>>

* bu hâlinizi farkeden bir kaç çakal yanınıza gelip "kanka n'aptın çalıştın mı?" gibi sorular sormaya başlayacaktır, başınızdan savın.. çünkü bize gerekli olan onlar değil tam aksine kendine güveni olmayan, ezberci eğitime tamamen teslim olmuş, bildiğini bile bilmeyen tiplere odaklanmanız gerek.. bunun en güzel adayları da genelde çirkin (varsa gözlüklü) kızlardır.. onlar muhtemelen sabahın 4'üne kadar çalışmış fakat gene de sınavda pek bir şey yapamayacaklarını zannetmektedirler.. evet arkadaşlar bu bölümde biraz insan sarrafı olmamız gerekmektedir.. bu arkadaşların arasına girip "nasıl çalıştınız mı, bence çok kolaydı yea" diyip güvenlerini iyice kaybetmelerini sağlayın.. daha sonra "isterseniz önüme oturun ben bitirince size de söylerim" deyip bu tip kendine güveni olmayan inekleri sınavda etrafınıza alın.. önünüze, arkanıza, sağınıza, solunuza ne kadar inek varsa toplayın.. unutmadan, bu kişilerin saf, iyi niyetli, vicdan sahibi olmalarına da özen gösterin.. nedenini birazdan söylicem..

*
şimdi geldik işin en kolay bölümüne arkadaşlar.. sınav saati.. sadece bekleyin.. etrafınıza topladığınız adeta sınav sisteminin size doğru yönelttiği silahlara bir kalkan olarak kullandığınız saf, iyi niyetli ve inek arkadaşlarınızın sınavlarını bitirmelerini bekleyin.. daha sonra birinci sorudan başlayarak hepsini bu arkadaşlara sorun.. çünkü onlar sabahlara kadar çalıştılar ve aslında hepsini yaptılar.. bunlar hani şu "ya sınavım çok kötü geçti" deyip en az 8o alan kişiler.. onlara kızmayın, onları kullanın.. ikinci maddenin sonunda bahsettiğimiz vicdan meselesi işte burada ön plana çıkıyor.. sınavdan önce sınava çok iyi hazırlandıkları hâlde kendilerine olan güvensizliklerinden dolayı sizi sınavda bir kurtarıcı olarak görmeleri nedeniyle sınavlarını bitirdikten sonra ve sizin onlardan yardım istediğinizi görünce içlerinde bir vicdan muhasebesi yapıp "sorular hep benim çalıştığım yerden geldi (gerizekalı sen zaten her yere çalıştın başka nerden gelicek.. tamam sakinim..), ama gelmeseydi o bana yardım edicekti yani benim de şimdi ona yardım etmem gerek.." diyerek size yardım etmek zorunda olduklarını hissedeceklerdir.. korkmayın, söylediklerini aynen yazın.. nerden baksan 6o puan cebinizde..

<< Asrın çözümü. (Daily Express)>>

evet arkadaşlar artık ne yaz okulu, ne vize, final haftası ne de mezun olma derdi kafanızı meşgul etmeyecek.. okullar artık daha eğlenceli bir hâl alıcak.. şimdi okulunuza gidin ver derslerinizin tadını çıkarın..

12 Mart 2011

Biliyordum

bu blog işinin de bi' heves olduğunu biliyodum.. gaza gelip açtınız (ki ben buna kısaca özentilik diyorum siz her ne kadar inanmasanız da) sonra ibne gibi dağıldınız etrafa.. daha ayrıntıya girerdim de kalbinizi kırmak istemiyorum kalplerini sktiklerim.. neyse..

kalp insanların en önemli organlarından biridir.. kalbimiz olmazsa yaşayamayız.. ne demişler "kalp atacak aga".. çünkü kalp vücudumuza kan pompalayan en önemli pompacılardan biridir.. pompacı demişken bazı kadınlar.. neyse..

kalp olmadan yaşayamadığımız doğru, peki bu kadar mı?.. tabiki hayır.. kalbimiz olmadan sevemeyiz de.. demek isterdim ama burdan kendime "bisiktirgit" diyorum.. kalbim olmadan çok da güzel severim yani.. ayrıca sevmesem n'olur sevilcek bir tane insan mı kaldı.. mesela onur'la osman.. onur'la osman demişken ibnelerin hayatımızdaki yeri konusunu da işlicem ama şimdi değil şu an işim var bu akşam ya da yarın falan yazarım..

4 Mart 2011

Yetiremedim

Ben ağlıyordum, sen bilmiyordun
Görmezden geliyordun ya da
Emin değilim
Arkanı dönüp gittiğinde
Beni orada bırakmıştın
Yapayalnız
Bir başına
Acımasızdın
Nasıl bir insansın
Nasıl
Ben senin yerinde olsaydım eğer
Arkamı dönüp bakardım en azından
Ne yapıyor diye
Ya bayılmışsam
Kalp yetmezliği var dedim bende
Bi kere dinledin mi beni
Ya bişey olsaydı
Sorumlusu sen olur muydun
Hayır
Gene ben uğraşıcaktım
Hastane masraflarıyla
Yazık
Ama sen
Bir çiğ damlası kadar küçük
Bir toz bulutu
Ve
Çöl rüzgarı gibi
Nadir görülen bir
Hastalık kadar
Uzaktın bana
Sanıyor musun ki ne dediğimi
Biliyorum ben
Ama önemli değil
Önemli olan
Tek bir gerçek var
Bende kalp yetmezliği var
Bu yüzden
yetiremedim sana kalbimi

26 Şubat 2011

Globally Yours


this blog is not for only turkish people.. this is a global blog.. what is a global blog?.. global blog is not only for turkish people.. it is for everybody.. what is everybody?.. as ibrahim tatlises said everbody champii!.. who is that ibrahim?.. ibrahim is abraham in u.s.a, ebrehem in korea, ibrihim in australia and ubruhum in egypt.. and why is this blog a global blog?.. because one bee can make one global per day.. one global is more heavy than one glodemir.. also a person can eat yarım global per day.. if you eat more you can get poisoned.. too much of everything is damage.. thanks..

İçme Suyu

İçme suyu insanların susuzluğunu gidermek için kullanılan bir su çeşididir.. Doğal kaynak suyu, maden suyu gibi diğer türlerine daha sonra değinicez.. Yetişkin bi insanın vücut su oranı %60tır.. Burdan da anlaşılacağı üzere su insanlar için çok önemlidir.. Şimdi konuyu daha iyi kavrayabilmeniz için bi kaç örnekle devam edelim;

Örnek:
 Oğlum! Kaç kere söyledim sana terli terli içme suyu..

Yukarıda verdiğim örneği incersek eğer bu cümlede anlaşılacağı üzere bir anne çocuğuna sesleniyor yani içme suyu aile ilişkilerinde belirgin rol oynuyor..
Öte yandan cümlenin öğelerine dikkat edersek "neyi içme?" sorusunu sorduğumuzda suyu içme cevabını alıyoruz ve nesne tümleci oluyor su burda.. Yani içme suyunu cümle içinde kullandığımızda tersini alıp öyle yazıyoruz.. "İçme Suyu" değil de "Suyu İçme" olarak kullanıyoruz.. Burdan çıkaracağımız sonuç ne peki? İçme suyu yalnızca insanlar için değil cümleler için de çok önemlidir..

şarj aleti

bugün sizler için şarj aletini ele alıcam.. bugüne kadar hep kendim için ele aldım şarj aletini.. hep kendi telefonumu şarj etmek için aldım o lanet olası şarj aletini.. ne geçti peki elime? elime aldığım şarj aletinden başka hiç bişey geçmedi.. işte bugün şarj aletini sizin için ele aldım bu yüzden.. ne geçti peki elime? yine lanet olası bi şarj aleti.. ele avuca gelir bi konuyla tekrar gelicem karşınıza..

21 Şubat 2011

Nerede Eski Bayramlar...

Dünya kendi ekseni etrafında dönüşünü 24 saatte tamamlarken .Hergün hayat biraz daha değişir..Geçmiş unutulup, gelecek ön plana çıkar.ve ONUR derki nerede eski bayramlar...

Bizim 23 nisanlarımız vardı ... Büyüklerin ellerinden ,küçüklerin gözlerinden, ortancaları kulaklarından öptüğümüz  günler nerede kaldı...Artık kabotaj bayramları bile coşkuyla geçmiyor...Nerede bayram namazlarında hocaların yoklama aldığı günler..İmamın konuşanları tahtaya yazdığı günler..19 mayısta samsuna çıkıp 20 mayısta son treni kaçırıp istanbula dönemediğimiz günler..Artık eski arkadaşım bayram bile eskisi gibi değil..çok değişti geçen gördüm küpe falan  takmış...Onu öyle görünce heh bu dedim (ara sıra heh bu derim.).Bu yazıyı yazıp geleceğe mum  tutmalı.. 1 mumdur ,2 mumdur, 3 mumdur, dört mumdur, on dört mumdur derken hayat geçiyor..ve elimizde  kalan sinan ve osmanın da bildiği gibi içerisinde para olmayan,boş bir akbil oluyor..

NOT:bu arada nerede eski akbiller artık RUHSUZ  kartlar var...biz akbilleri karşılıksız sevmiştik...

SİNAN KA YA YA YA ŞA ŞA ŞA..

sevgili  SİNAN KAYA

düşündürdü yine beni sözlerin,
her yakarışın içimde bilinç olur,
yeter artık yeter gönül feragat et,
bir bakarsın düşlerin kuş olur,
badi parmağına konar...sevgilerle
    p.s (not):hayat sadece osmandan ibaret değildir... hayatta en önemli şey ONUR dur...yazılarında benden de alıntı yap.maksat kalıntı olsun...


Bu yazı sinan kayaya ithafen yazılmıştır...

?

geçen yolda yürürken kaldırımda bir dilenci görüp kendi kendime sordum: "akbilim nerde?"

evet akbilimi kaybetmiştim.. içinde de yüklü bir miktar para vardı.. daha yeni doldurmuştum bile diyebilirim.. "daha yeni doldurmuştum.." bakın dedim.. peki akbili bu kadar önemli yapan neydi? hiçbir şey.. zaten hiç üzülmedim kaybettiğime.. babamın bir lafı var "benim için değil kendin için okuyorsun.." peki babamı bu kadar önemli yapan neydi?.. hiçbir şey..

bütün ceplerimi kontrol ettiğim hâlde akbilimi bulamamıştım.. tüm ümidimi kaybetmişken aklıma birden osman geldi.. neredeydi ve ne yapıyordu osman?.. osman'ı bu kadar önemli yapan neydi?.. hiçbir şey.. akbilimi bulmuştum..

o gün hayatımın en heyecan ve adrenalin dolu günüydü.. sonra birden aklıma kaldırımda gördüğüm dilenci geldi.. acaba şu an ne yapıyordu?.. o da beni benim onu düşündüğüm gibi düşünüyor muydu?.. sonra babamın sözünü hatırladım.. "eve gelirken iki ekmek al.." peki neydi ekmeği bu kadar önemli yapan?.. allah'ım çıldırmak üzereydim..

sorduğum sorulara bir türlü tatmin edici cevaplar bulamıyordum.. sonra anladım ki hayatı bu kadar önemli yapan cevapları olmayan sorulardı.. peki hangileriydi bu sorular?.. cevapları neden yoktu?.. osman neredeydi?.. dilenci beni düşünüyor muydu?.. akbilimde ne kadar para vardı?.. babam kaç ekmek demişti?.. peki babam bu kadar güzel pasta yapmasını nereden öğrenmişti?..

bu sorulardan yalnızca bir tanesinden emindim.. o da beni düşünüyordu..

Dönüşüm muhteşem oldu mu?

Hadi osmanla sinanı gaza getirip bloğu açtırdım..peki hiç sordunuzmu neden doğru düzgün bişey yazmadım...çünki bu aralar yoğundum..bunu basit bir şekilde açıklamak gerekirse yoğunlaşma gaz fazından katı yada sıvı faza geçmek..yani moleküller arasındaki çekim kuvvetinin artması sonucu oluşan madde yapısı..

 peki soruyorum size dönüşüm muhteşem olur mu?

Bence çok bişey beklemeyin transformers gibi arabadan robota dönemem ama kendi eksenim etrafımdaki dönüşümü 1 günde tamamlarım .sonuç olarak "dünya malı dünyada kalır" diyip yazımı bitiriyorum...bakın bitirdim...

18 Şubat 2011

Hava Durumu

video

Atasözleri Bizi Yanlış Mı Yönlendiriyor?

herkesin hayatının bir bölümünde mutlaka işe yaramıştır.. hatta bazıları hayat felsefesi olarak belirlemiştir çoğunu.. peki bugüne kadar hiş şüphe etmeksizin bağlı kaldığımız atasözleri bizlere yanlış bilgi mi veriyor?..

olayın yaşandığı yer bilecik'in gölpazarı ilçesi.. 20 yaşındaki atakan tek eliyle ses çıkarabildiğini iddia ediyor.. yıllarca atasözlerine sorgusuz sualsiz inandığını ve hayatını atasözlerine göre şekillendirdiğini belirten atakan bir arkadaşının 18 yıldır sakladığı samanın hâlâ hiçbir işe yaramadığını görünce biraz duraksayıp düşünmeye başladığını söyledi.. ayrıca bundan 5 yıl önce damlayan musluğun başında 2 hafta bekleyip, göl bir yana en ufak bir su birikintisi dahi meydana gelmediğini iddia eden atakan sözlerine şöyle devam etti: "yıllardır arkadaşlarıma atasözlerinin ne kadar faydalı olduğunu ve sürekli aklımızda tutmamız gerektiğini savunup durdum fakat şu anda kendim ters köşeye yatmış durumdayım.. geçen gün bileğim ağrıdığında elimle yaptığım hareketler sonucu tek elimle ses çıkarabildiğimi görünce buna kendim bile inanamadım, resmen şok oldum, kanım dondu.. bunu arkadaşlarıma nasıl açıklardım?.. açıkladığımda da korktuğum başıma geldi ve şu an hâlâ benle dalga geçmekteler.. beni bu hâle düşürdüğü için atalarımdan da sözlerinden de nefret ediyorum.."

utancından okulu bıraktığını ve ayakkabı boyacılığı yaptığını bu yüzden de devletten yardım beklediğini söyleyen atakan artık atasözlerine duyduğu güvenin sarsıldığını ve ne olursa olsun bir daha bu sözlere inanmayacağını söyledi ve ekledi: "zararın neresinden dönersen kârdır."

internet sitesi..

Yeni açılan internet sitesinde 3+1 daireler 500 tlden başlayan taksitlerle sizlerin olsun.. kira öder gibi evinizin parasını ödeyin ve sonunda kiracı değil ev sahibi olun.. sitemiz havuz, oyun parkı, otopark gibi hizmetlere sahiptir.. bu fırsatı kaçırmayın..

Biraz Da Eğlenelim

biraz dışarı çıkın, arkadaşlarınızla takılın, eğlenin.. hem hava da almış olursunuz..

16 Şubat 2011

güneş sistemi..

güneş sistemi ilk olarak mö 400lü yıllarda socratesin mahallesinde ki gençlerden kurduğu mahalle takımının kullandığı sistemdi.. fotoğrafta da gördüğünüz gibi halı saha için uygun bir taktik.. 1 kaleci 3 defans 2 orta saha ve kanat 1i gizli olmak üzere 2 de forvet.. socrates o zaman bu taktikle mahalleler arası gazozuna maçların yenilmeziydi.. başkanla anlaşmazlıklar yaşayan socrates takımı bıraktıktan sonra takımın başına diego armando maradona getirildi.. onun kullandığı taktik de osmanlının kullandığı hilal taktiğiydi.. hilal taktiğiyle de bir çok başarıya imza attılar.. en büyük görev en zor görev kalecilerindir derler ya o söz de güneş sistemi taktiğine daynır.. neden derseniz.. bakın kaleci güneşe en yakın olan kişi.. en sıcak en zor yer onun..
yazımızdan da anlaşılacağı üzere sıcak havalarda özellikle öğle saatleri yaşlılar ve nefes darlığı çeken vatandaşlarımız evlerinde otursunlar..

Sen Benimkini Gördün Mü?

video

haber başlıkları..

+merhaba ebelemece bloğumuzun takipçileri
-bugün ki konumuz eyfel kulesi
+galata kulesinin ordan taksime çıkan yolda tadilat varmış
-"tadil at şu tornavidayı oğlum" diyen babasına sinirlenen tadil evden kaçtı
+kaçak olarak türkiyeye girmek isteyen papeleytolu mülteciler sınır dışı edildi
-türkiye'nin sınır komşusu iranda ortalık karıştı
+sabrinin açtığı ortaya karışan ayhan akman "benim bi suçum yok karışmasam da o top taca
çıkıcaktı" dedi
-taç mahal resmen bağımsızlığını ilan etti
+etti tavuktu derken zamlar yine havada uçuştu
-uçtu uçtu kuş uçtu şarkısının beste ve güfte yazarı Sayın Ihlamur Ağacı vefat etti..
+bu sefer etti balıktı derken zamlar geri alındı
-spor bakanı Yarettin İçaçı "fener messiyi alır ama türkiye kupasını alamaz" dedi.
+bugünlük haberlerimiz bu kadar.
-hoşçakalın

15 Şubat 2011

Bunları Biliyor Muydunuz?


bunlar m.s 1082 yılında şimdiki muş (o zamanlar buş, kim bilir belki ilerde kuş) çevresinde kurulmuş olan bir türk beyliğidir.. kurucusu altınkan bun'un oğlu munduzakın bun'dur.. beyliğin ismi munduzakın bun'un lakabından gelmektedir.. küçüklüğünden beri hiçbir şeyi beğenmeyen, her şeye burun büken yani bulduğunu bunayan munduzakın'a bu huyu yüzünden çevresi tarafından "bulduğunu bunuyosun.. bundan sonra senin lakabın 'bun'" denerek bu lakap verilmiştir.. kuruluş amaçları ingiliz beylikleri gibi toplu hâlde yaşamak, bir miktar askere ve isme sahip olmak ve türk olmayan beylikleri yenmektir..

otobüs şöförü..

Televizyonlar artık çok değişti.. eskiden siyah beyazdı sonra renkli, tüplü, flat, lcd, led ekran falan derken şimdilerde televizyonda yeni bir reklam dönüyor.. atlas jet türkiye'nin her yerine 49 tlye götürüyor.. kuşlarda öyle bişi yok mesela bedavaya uçuyolar.. ne de olsa ne benzin ne mazot ne vergi hiç bişi yok hayvanlara.. havaların soğumasıyla birlikte bere ve şal satışlarında patlama oldu diyen devlet su işleri doğalgaza zam yapıcağını açıkladı.. bu yüzden floresana dikkat edin.. voltajın düşüp artmasıyla floresan patlayabilir..

14 Şubat 2011

Sevgililer Günü

"bir insan tanımadım ki sevgililer gününde sevgilisini de alıp şöyle ne bileyim bi' taksim veyahut da... ne? fener 2 mi oldu? aa! golü kim attı?" Niyazi Çatal

13 Şubat 2011

Kül Tablası

bardan çıkmak için kapıya doğru yöneldi.

"- Peki neden böyle söylemiş olabilir?
+ Bilmiyorum. Ama nedenini bilmek istediğimi de sanmıyorum.

- Ya bir kül tablasıysa?
+ Birazdan vapur kalkmak üzere. Gitmeliyim."

dedi ve mekandan ayrıldı Bora. Üstelik ayrılmadan önce "adın ne?" sorusunu bile sormamıştı konuştuğu kişiye. Hâlâ birasını yudumlamakta olan Serhat ise arkasından bakakaldığı bu yabancıyı bir daha asla görmeyeceğini düşünüyordu.

İskeleye geldiğinde vapur henüz kalkmamıştı. Barda yaşadığı garip olayı vapura binmek için bilet aldığı adamla da paylaştı. Biletçi:

"- Peki neden böyle söylemiş olabilir?
+ Bilmiyorum. Ama nedenini bilmek istediğimi de sanmıyorum.

- Ya bir kül tablasıysa?

+ Birazdan vapur kalkmak üzere. Gitmeliyim."


dedi ve vapura bindi.

9 Şubat 2011

kel erkek çekici mi olur?

kellik genelde erkeklerde görülen, saçların dökülmesiyle oluşan, başta saç kalmama halidir.. sürekli tartışılır kel erkek daha mı seksi olur, daha mı çekici olur, diye.. bugün bu konuyu ele alıcam sizler için.. bu erkeklerin çekici görünmesi falan hikaye onu da söyliyim.. zaten paylaştığım fotolara bakarsanız anlarsınız ne kadar haklı olduğumu.. he diyebilirsiniz ki normalde sanki çok iyiydiniz de kel olunca çirkin oldunuz.. tamam kötüydük haklısınız sayın takipçilerimiz ama allah var bu kadar mı kötüydük lan? size tavsiye saçlarınıza iyi bakın.. öyle kızlara güzel görünmek için jöle falan sürmeyin.. o anlık güzel görünürsün ama 24 25 yaşından ölene kadar kel kalırsınız mazallah.. mazallahı da cümle içinde kullandım ya bence artık tam bi blog yazarı oldum böylece.. tam her zaman iyidir.. yarım olmicaksınız hayatta.. he diyelim kel oldunuz saçlarınız döküldü üstten falan.. hemen hepsini kazıtıp tam kel olucaksınız.. yarım kele kel demem kelle paça olmayınca..

5 Şubat 2011

(an) Osm x Sin


insanlar 9'a ayrılır.. sarışınlar, zayıflar, komikler, memlükler, melezler, çekik gözlüler, açık sözlüler, kekemeler, tombul tombul memeler.. zalım oy gelin, zalım zalım zalım.. bu insan türleri içinde en ilgi çeken şüphesiz osman'dır.. aynı zamanda diğer türleri de içinde barındıran osman ülkemiz tarihinde de geniş bir yere sahiptir.. osmanlı devleti 1299'da kurulmuştur.. osman bey çok centilmendi ve genellikle geceleri avlanırdı.. orhan bey soyundan gelen osman bey soyunu sopunu bir kenara bırakıp kendi liderliğinde bir beylik kurmuştu.. ülkenin gelmiş geçmiş en iyi beyliğini kuran osman bey'in babası yerel bir medya kuruluşu olan domaniç ajans'a şu açıklamalarda bulundu: "osman küçükken de çok yetenekliydi.. ileride güçlü bir devlet kuracağını küçükken çok iyi saat alarmını kurmasından anlamıştık.. siz de mazur görürsünüz ki saat daha icat olmadı.. bununla beraber hâlâ çok da iyi turşu kurar.."..


işte böyle bir tarihe sahiptir osman ismi.. böylesine bir ismi taşıdığı için osman arkadaşımla gurur duyuyorum.. bu nedenle bu yazıyı bir çok kaynak taraması yaparak kendi ellerimle hazırladım.. seni çok seviyoruz osman ne olur yuvana dön!..
osman ismini bu denli araştırmadan sonra bir de kendi ismim üzerine yoğunlaştım ki ne anlama geldiğini ne siz sorun ne ben söyliyim.. ummalı bir çalışmaya geçmeden önce kestirmeden bir sözlüğe baktım ve anlamı şuydu: süngü ucu..
evet, ben de "ulan bari süngü olsaydı, ucu ne amk!" diye dert yandım, yanmadım değil.. ama hayat bu, kimine ihtişamlı bir tarih, kimine ise baltanın sapı.. pardon süngünün ucu.. bu arada "süngünün ucu" çok afedersiniz ama size de "kıçımın kenarı" gibi gelmiyo mu sevgili arkadaşlar?..
bu sinirle daha fazla yazı yazmamı beklemeyin benden yalvarırım.. kendinize iyi bakın.. selametle..

Türkiye'nin İzlediği Ekonomik Politika Doğru Mu?


evet arkadaşlar, bugün inceleyeceğimiz konumuz bu: "türkiye'nin izlediği ekonomik politika doğru mu?"..
öncelikle genel olarak baktığımızda bu cümle gördüğümüz üzere bir soru cümlesidir.. -mü eki cümleye soru anlamını katmıştır ve -mü ekinden önce gelen kelimeyi incelediğimizde cümlenin aynı zamanda 'isim soru cümlesi' olduğunu görürüz.. cümleye "ne?" sorusunu sorarsak (yani "ne doğru mu?"), aldığımız cevap "türkiye'nin izlediği ekonomik politika" olur ki bu da bizi cümlemizin öznesine götürür.. cümlemiz aynı zamanda basit bir cümledir (yani öznesi başta ve yüklemi sonda).. zaten bu cümle özne ve yüklemden oluşmaktadır..
evet arkadaşlar bir bölümümüzün daha sonuna geldik.. haftaya işleyeceğimiz konu: "türkiye bu izlediği ekonomik politikalar sonucunda istediği sonucu elde edebilecek mi?".. esen kalın..

4 Şubat 2011

acizane nacizane..



S ana derler tuzsuz deli bekir
İ stemezsin saçında kir
N
e gülüyorsun kikir kikir
A llah versin akıl fikir
N e güzel demiş kedimiz tekir

(tekir der ki)

O lsanda padişah bu dünyaya
S en değilsin iyi bir yaya
M alesef çağırmadım seni çaya,
A ğlıyordu usulca SİNAN KAYA
N e güzel demişim dimi ya

B en bir küçük cezveyim
E ee şiir olmadıysa neyleyim
N eredesin dersen osmanbeydeyim                                            tuzsuz deli bekir

3 Şubat 2011

içimizden bir kuple

S ekiz yılı bile geçti
İ lk gördüğüm günden bugüne sizi..
N asıl geçti zaman anlamadan
A ynı şeyleri yaşıyoruz durmadan
N e siz sorun ne ben söyliyim..

O ralarda havalar nasıl?
S imit peynirle yapılır kahvaltı asıl..
M ümkünse bu şiirimi dikkate alın,
A yrıntısı, arının çalışmasında gizlidir balın..
N harfine bişi bulmak için kalmadı takatım..

O günden bu güne neler değişti,
N acizane size olan aşkım depreşti..
U zun yol şöförleri ne çileli insandır,
R eenkarnasyona inanan ahmaktır..

Osman Ku-Bilig


O tuzdan sonra gelen
S ayıyı örnek alan
M ermeri bile delen
A damdır bizim osman
N eler görüp geçirmiş

Ş algam suyu içirmiş
E ndi acuk kaçırmış
N elendir bizim osman
E riştabı saklamış gütmez soyu bağlamış
R üyasında ağlamış adamdır küçük osman

----------------------------------------------

Endi: Şimdi (Uygurca)
Acuk: Biraz (Uralca)
Nelen: Garip (Kumukça)
Eriştâb: Dert, sıkıntı (Gagavuzca)
Gütmez: Asil (Gagavuzca)
Soyu bağlamak: Soyundan gelmek (Çuvaşça)